AB Enerji Krizine Alternatif Çözüm! Rus Petrolü Yerine Gözler Orta Doğu ve Afrika’ya Çevrildi

AB üyesi ülkelerin en büyük enerji tedarikçisi Rusya’dır. Rusya ile Ukrayna arasında çıkan savaştan kaynaklı AB üyesi ülkelerde enerji krizi yaşanmaktadır. Bu kapsamda AB’nin Rusya’ya yaptığı yaptırımlar arasında Rusya’ dan petrol ithalatını sonlandırmak da yer alıyor. Dolayısıyla AB Orta Doğu ve Afrika başta olmak üzere farklı piyasalara gözleri dikmiş durumda.
Rusya ve Ukrayna’ da devam eden savaştan kaynaklı AB üyesi ülkelerde enerji krizi yaşanmaktadır. AB kurulduğu yıllarda kömür ve çelik arzı çok olduğundan dolayı alternatif enerji kaynaklarına yönelmemişti. 1960’lı yıllarda petrolün AB pazarlarına girmesi ile hem sanayi alanında enerjinin fazla kullanılmasıyla beraber de ekonomilerde ciddi iyileşmeler oldu. Ancak yıllar içinde AB üyesi ülkeler petrolde dışa bağımlı hale gelince enerji arz güvenliğinde problemler yaşandı. Günümüzde enerji ithalatının büyük bir kısmını Rusya’dan tedarik eden AB enerji konusunda çok ciddi bir kriz yaşamaktadır.
AB Enerji Krizine Alternatif Çözüm!
Kurulduğu ilk yıldan bu yana AB hem bir enerji birliği hem de ekonomik bir Birlik oluşturmaya çalışmıştır. Kuruluş yıllarında petrolün ucuz ve enerji ihtiyacının karşılanmasından kaynaklı herhangi bir problem yaşanmamıştı. Ancak 1970’li yıllarda yaşanan petrol krizleri ve Kippur savaşından sonra Avrupa ülkelerine ambargo uygulandı. Uygulanan kısıtlamaların ardından AB bilhassa alternatif enerji krizi olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelip ortak bir enerji politikası oluşturmaya çalışmıştır.
AB’ nin ortak bir enerji Birliği’ i kurmaya çalışması aslında tam anlamıyla başarılı olmuştur diyemeyiz. Çünkü AB de bazı konularda oy birliği ilkesi önemlidir. Bu kapsamda ortak dış ve güvenlik ya da enerji gibi konularda ülkelerin öncelikli çıkarı öncelikli oluyor. Hal böyle olunca da bahsi geçilen konularda ortak karar almak daha da zor bir hal alıyor. Son yıllarda Birlik esnek enerji politikası oluşturup uzun vadeli enerji politikaları oluşturmaya yöneldi. Bu politikalarda amaç: AB hem iklim değişikliği ile mücadele etmek hem enerjide dışa bağımlılığı azaltmak hem de enerji arz güvenliğini sağlamayı planlamaktadır.
Rus Petrolü Yerine Gözler Orta Doğu ve Afrika’ya Çevrildi!
AB üyesi ülkeler enerji tedariki bakımından Rusya’ ya önemli derecede bağımlıdır. AB enerji güvenliğini sağlamak açısından yeni politikalar geliştirmeye çalışmaktadır. Öte taraftan Rusya da enerjiyi siyasi ve ekonomik bir güç unsuru olarak AB’ ye karşı kullanıyor. Bu doğrultuda doğal gaz ve petrol zengini ülkelerin bu enerji kaynaklarını ekonomik ve siyasi bir baskı aracı olarak kullandığını ifade edebiliriz.
Rusya’ ya enerjide bağımlı olan AB üyesi ülkeler alternatif enerji kaynaklarına yönelerek bu yönde bağımlılığı azaltmayı amaçlamaktadır. Öte taraftan Rusya bu bağımlılığı ekonomik ve siyasi bir güç unsuru olarak kullanmaktadır dedik. Bu kapsamda Rusya, AB üyesi ülkelere hem farlı fiyat politikası hem de bazı dönemlerde kesintilere giderek AB’ yi zor durumda bırakmaktadır. Bu kapsamda AB farklı ülkelerden de enerji tedarikine yönelerek enerjide dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflemektedir.
Geçtiğimiz hafta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Rusya ve Ukrayna savaşının ardından oluşan enerji krizi hakkında açıklama yaptı. Macron, petrol ve doğal gaz rezervleri açısından stratejik öneme sahip Cezayir ile ilişkileri güçlendirmeyi amaçlıyor. Macron, “bolluk devri ve pervasızlığın sona erdiğine, hükümetin buna karşı önlem alması gerektiğini” ifade etti.
Bahsi geçen konular kapsamında değerlendirme yapacak olursak AB yaşanan Ukrayna ve Rusya savaşının ardından bazı yaptırımlar uygulamıştı. Bu doğrultuda AB’nin uyguladığı bir yaptırım da Rusya’ dan ithal edilen petrolün sonlandırılması hedeflenmiştir. AB, Orta Doğu ve Afrika öncelikli olarak farklı piyasalara yönelmeyi amaçlamaktadır. AB Rusya’dan %90 oranında petrol ithal etmektedir. Bu oran göz önünde bulundurulduğunda bağımlılığın azaltılması zaman alacaktır diyebiliriz.











