
Cumhuriyet gazetesinden Aytunç Ürkmez’in aktardığı detaylara göre, cemaat içindeki gerilim giderek tırmanıyor. Mevcut lider Saki Elhüseyni’nin destekçileri, muhalif kardeşler Mübarek ve Fettah’ı sert bir dille eleştirdi. Saki cephesi, yaşananların basit bir “miras kavgası” olmadığını; kardeşlerinin şeriata ve cemaat nizamına aykırı hareket ettiğini iddia ediyor. Hatta muhalif kardeşlerin eylemleri, Süleymancılar cemaatindeki Kuriş dosyasında yer alan iddialarla bağdaştırılıyor.
Saki taraftarları, mevcut operasyonel süreçlerin bizzat Saki Elhüseyni’nin duruşunun bir sonucu olduğunu öne sürüyor. Saki’nin mal varlıkları için sarf ettiği öne sürülen “Buralar bizim değil, ümmetin malıdır” sözünün, cemaat ve tarikatlar adına önemli bir özeleştiri niteliği taşıdığı savunuluyor. Kendi liderlerinin şeffaflık ve hukukun üstünlüğünden yana olduğunu belirten grup, rakip kardeşleri ise kendi içlerindeki tehlikeli oluşumlara göz yummakla suçluyor.
Miras, tapu ve para krizinin bir diğer boyutunda ise “Nizam Bey” isimli bir müridin adı geçiyor. Saki Elhüseyni tarafı, Mübarek’e yakın olduğu belirtilen bu kişinin cemaatin finansal tartışmalarının merkezinde olduğunu öne sürdü. Cemaat içinden sızan bilgilere göre, Nizam Bey’in özellikle Avrupa ülkelerindeki tapu ve mülkiyet davalarında etkin bir rol oynadığı iddia ediliyor.
Cemaat kaynakları, Alihan Kuriş’in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in evinde bulunduğu iddia edilen 200 külçe altını örnek göstererek, Nizam Bey hakkında da benzer iddialar bulunduğunu savunuyor. Kaynakların aktardığı bilgiye göre; 2016 yılında Nizam Bey tarafından Semerkand Vakfı çalışanlarından, her ay ev sahibi olma vaadiyle kişi başına 390 gram altın değerinde para toplandı. Cemaat kaynakları, önceki lider Abdulbaki Elhüseyni’nin ölümünün ardından bu paraların kaybolduğunu iddia etti.
Kaynak : yenicaggazetesi.com
Cumhuriyet gazetesinden Aytunç Ürkmez’in aktardığı detaylara göre, cemaat içindeki gerilim giderek tırmanıyor. Mevcut lider Saki Elhüseyni’nin destekçileri, muhalif kardeşler Mübarek ve Fettah’ı sert bir dille eleştirdi. Saki cephesi, yaşananların basit bir “miras kavgası” olmadığını; kardeşlerinin şeriata ve cemaat nizamına aykırı hareket ettiğini iddia ediyor. Hatta muhalif kardeşlerin eylemleri, Süleymancılar cemaatindeki Kuriş dosyasında yer alan iddialarla bağdaştırılıyor.
Saki taraftarları, mevcut operasyonel süreçlerin bizzat Saki Elhüseyni’nin duruşunun bir sonucu olduğunu öne sürüyor. Saki’nin mal varlıkları için sarf ettiği öne sürülen “Buralar bizim değil, ümmetin malıdır” sözünün, cemaat ve tarikatlar adına önemli bir özeleştiri niteliği taşıdığı savunuluyor. Kendi liderlerinin şeffaflık ve hukukun üstünlüğünden yana olduğunu belirten grup, rakip kardeşleri ise kendi içlerindeki tehlikeli oluşumlara göz yummakla suçluyor.
Miras, tapu ve para krizinin bir diğer boyutunda ise “Nizam Bey” isimli bir müridin adı geçiyor. Saki Elhüseyni tarafı, Mübarek’e yakın olduğu belirtilen bu kişinin cemaatin finansal tartışmalarının merkezinde olduğunu öne sürdü. Cemaat içinden sızan bilgilere göre, Nizam Bey’in özellikle Avrupa ülkelerindeki tapu ve mülkiyet davalarında etkin bir rol oynadığı iddia ediliyor.
Cemaat kaynakları, Alihan Kuriş’in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in evinde bulunduğu iddia edilen 200 külçe altını örnek göstererek, Nizam Bey hakkında da benzer iddialar bulunduğunu savunuyor. Kaynakların aktardığı bilgiye göre; 2016 yılında Nizam Bey tarafından Semerkand Vakfı çalışanlarından, her ay ev sahibi olma vaadiyle kişi başına 390 gram altın değerinde para toplandı. Cemaat kaynakları, önceki lider Abdulbaki Elhüseyni’nin ölümünün ardından bu paraların kaybolduğunu iddia etti.
Kaynak : yenicaggazetesi.com